arşiv

yazar arşivi

Hümanizm Ve Hümanistik Eğitim Anlayışı

Cumartesi, 27 Şub 2010

Hümanizm Ve Hümanistik Eğitim Anlayışı
Hümanist felsefe de ise asıl olan insandır. “İnsanlık sevgisini, insanın yüceliğini amaç ve olgunluk sayan bir öğretidir” (Varış, 1994, s.73). İnsanlar farklıdır. Diğer tüm canlılardan farklı kapasitelere sahiptir. Kendi başına anlamlı yeterli bir bütündür. Asıl olan insanın ilgileri değerleri ve ihtiyaçlarıdır. Bir bütün olarak insan, madde ve ruh olarak. Ne tam idea ne de Arkhé’dir (Töz).

Blumenfeld’e göre (1993) hümanizm insanın doğanın bir parçası olduğunu ve hala devam eden bir süreç sonucu (evrim) ortaya çıktığını kabul eder. Bu açıdan çoğunlukla evrimci bir anlayış olarak ta adlandırılabilir. Ayrıca “insanın belirli bir kültür içine doğduğu ve çoğunlukla o kültür tarafından biçimlendirildiğini” ifade ederek çevresel faktörlerin etkisine olan güçlü inancı vurgular. Dini inanç konusunda “ilahi bir güç insanlığı kurtarmayacaktır, insanlar kendilerini kurtarmak zorundadır”, ahlak konusunda “ahlak otonom ve durumsaldır, dini veya ideolojik bir onay gerektirmez”, cinsiyet konusunda “kökten dinci ve baskıcı ideolojilerin katı tutumları nedeniyle insanlar üzerinde cinsiyet eşitsizliği oluşmuştur” hümanist yaklaşımın görüşleridir. devamını oku…

Bilgi Eğitim Bilimleri, Genel Kültür, Öğretim İlke ve Yöntemleri , , ,

Öğrenilmiş Davranışların Özellikleri

Çarşamba, 24 Şub 2010

Öğrenilmiş Davranışların Özellikleri
Bir davranış değişikliğine öğrenme ürünü diyebilmemiz için aşağıdaki özelliklere sahip olması gerekmektedir:

  • Davranış değişikliği yaşantı sonucunda ortaya çıkmış olmalıdır.Yani organizma davranış değişikliği geçirmeden önce çevresiyle etkileşime girmelidir.
  • Davranışta gözlenebilen bir değişme olmalıdır.Her ne kadar öğrenme genellikle içsel bir süreç olarak gerçekleşse de bir öğrenmenin varlığının anlaşılması için mutlaka organizma tarafından performansa dönüştürülmelidir.Sözgelimi öğrenci bir konuyu öğrendiğini sınavda gösterebilmelidir ki biz onun öğrenmiş olduğunu anlayabilelim.
  • Davranışta meydana gelen gelişme,geçici davranışlara oranla sürekli olmalıdır (nispeten süreklilik),Ancak burada önemli olan nokta nispeten kavramıdır.Nispeten oranla,göreli olarak demektir.Öğrenilmiş davranışlar geçici davranışlardan daha uzun süre kalıcılık taşımalıdır.Ayrıca burada kullanılan nispeten kavramı bize öğrenmelerin mutlaka sonsuza kadar gitmeyeceğini de hatırlatır.
  • Davranıştaki değişme olgunlaşma sonucunda ortaya çıkmalıdır (olgunlaşma öğrenme için bir önkoşuldur,olgunlaşma olmadan öğrenme olmaz).
  • Davranışta ortaya çıkan değişme,yalnızca büyümeye dayalı olmamalıdır (örneğin ergenlik döneminde ortaya çıkan sakarlıklar Ya da erkeklerdeki ses kalınlaşması da birer davranış değişikliğidir ancak yalnızca büyümeye dayalı oldukları için öğrenme olarak kabul edilemez).

Bilgi Eğitim Bilimleri, Gelişim Psikolojisi , , , ,

Guthrie ve Tek Deneme İlkesi

Salı, 16 Şub 2010

Guthrie‘ye göre öğrenme,kurulan ilk uyaran tepki ilişkisinden ibarettir.Ayrıca Guthrie’ye göre yapılacak tekrarlar önemsizdir.Organizma uyarıcı ile tepki arasındaki bağlantıyı bir kere kurduktan sonra artık öğrenme gerçekleşmiştir,yapılacak tekrarlar uyaran ile tepki arasındaki bağın gücünü artırmaz.Dolayısıyla tekrar yapmak,öğrenmeyi güçlendirmeyecektir.Ancak Guthrie yapılan tekrarların sönmeyi engellediğini de kabul eder.

Sözgelimi,Watson’ın Albert deneyini Guthrie’nin bu görüşü doğrultusunda ele alacak olursak,Albert’ın fare fobisi,Albert yüksek ses uyarıcısıyla beyaz fare ve buna verilen korkma tepkisi arasındaki çağrışım bağını bir kez kurduğunda (yüksek ses ilk kez verildiğinde değil,Albert bağlantıyı ilk kurduğunda ) artık korku koşullaması gerçekleşmiştir.Bundan sonra, bu süreç ne kadar tekrarlanırsa tekrarlansın,Albert tavşandan daha fazla korkar hale gelmeyecektir.Ancak,arada yapılacak tekrarlar,korkunun zamanla sönmesini engelleyecektir.

Bilgi öğrenme psikolojisi , , ,

Psikolojik Danışma ve Rehberlik Nedir?

Cumartesi, 13 Şub 2010

Hızla değişen dünyamızda, meydana gelen bilimsel ve teknolojik yenilikler, toplumsal yaşamı da daha karmaşık ve içinden çıkılmaz bir hale getirmiştir. Bunun sonucunda, yeni neslin en iyi yetiştirilmesi, yeteneklerinin israf edilmemesi, hızla değişen dünyaya ve karmaşık toplum yapısına uyumunun en iyi şekilde sağlanması zorunlu hale gelmiştir. Bunun sonucunda PDR hizmetlerinin önemi kavranmış ve tüm dünyada yayılma hızını artırmıştır.Rehberlik öğrenci kişilik hizmetleri bünyesinde düşünülen ve bireyin, yaşamının çeşitli aşamalarında, gelişimine ve uyumuna etki eden faktörlerin bilinmesi ve onun yerinde kararlar veren dengeli bir kişi olması amacını güden hizmetler bütünüdür. Rehberlik kavram ve bir hizmet olarak bireyin gelişimine, bugünkü ve gelecekteki toplumun uyumuna yönelmiştir.

PDR kuşkusuz bir psikolojik yardım hizmetidir. Prof. Dr. Muharrem KEPÇEOĞLU Psikolojik Danışma ile Rehberliği birbirinden ayırmakla beraber, rehberliğin psikolojik danışmayı içerdiğini savunur ve “Rehberliği, bireyin kendini anlaması, problemlerini çözmesi, gerçekçi kararlar alması, kapasitelerini kendine en uygun düzeyde geliştirilmesi, çevresine dengeli ve sağlıklı bir uyum yapması ve böylece kendini gerçekleştirmesi için uzman kişilerce, bireye verilen psikolojik yardım” olarak tanımlar.

Yönetmeliklerde Rehber Öğretmen ; “Asıl görevi öğrencilere yönelik rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri olan öğretmen” olarak tarif edilmiştir. Ancak Rehberlik ve Psikolojik Danışman’ın ne olduğu hakkında herhangi bir bilgi yoktur.(Talim Terbiye)

yazı kaynağı

Bilgi Eğitim Bilimleri, Psikolojik Danışma, Rehberlik , , , , ,

Problem Alanlarına Göre Rehberlik:2. Kişisel-Sosyal Rehberlik

Cuma, 12 Şub 2010

Kişisel rehberlik, Kepçeoğlu tarafından “Bireylerin kendileri ile ilgili kişisel problemlerin çözümü için yapılan yardımlar” olarak tanımlanmaktadır. Yani kişisel rehberlik hizmetleri belli problem alanlarında kişiye sunulan yardımları içermektedir. Bu problemlerin bir kısmı dışsal gözlenebilme özelliği taşırken, bir kısmı ise kişinin içsel dünyasında saklıdır.
Kişisel rehberlik her türlü kişisel problemlerin çözümlenmesini veya çözümüne yönelik yardım hizmetlerini kapsar. Bu kapsamda yapılacak etkinlikler olarak kimliğini bulma, kendini ve çevresindeki insanları tanıma, anlama ve topluma iyi bir uyum sağlama çabasında olan öğrenciye, bedensel ve duygusal gelişimin ilkeleri, toplumda geçerli olan görgü kuralları, insanlarla daha etkili ilişkiler kurabilme vb. konularda bilgi verilerek bu konular üzerinde düşündürmek yoluyla yardımcı olmak yer alır.
Buna göre kişisel-sosyal rehberlik alanında öğrencilerin
1.Sağlık problemleri
2.İletişim problemleri
3.Kız-erkek ilişkileri
4.Aile ve aile içi ilişkiler
5.Kendine güven, korku, kaygı gibi iç yaşamla ilgili problemler
6.Değer yargıları ile ilgili problemler
7.Benlik tasarımı ile ilgili problemler ile ilgilenilir.
Kişisel-sosyal rehberlik alanında bireye yardım için yapılacak etkinlikler;
#Küçük gruplarda etkileşim
#Psikolojik eğitim
#Sosyal beceri geliştirme
#Oyunlar ve etkinlikler
#Bireysel görüşmeler

Bilgi Eğitim Bilimleri, Rehberlik , ,

Problem Alanlarına Göre Rehberlik:1. Eğitsel Rehberlik

Salı, 09 Şub 2010

Problem Alanlarına Göre Rehberlik:1. Eğitsel Rehberlik

Eğitsel rehberlik; bireye eğitsel gelişimi alanında belirli yeterlikler kazandırmak, öğrenmesini kolaylaştırmak, karşılaştığı güçlükleri gidermesine yardım etmek, uygun ve etkin bir öğrenme ortamı oluşturulmasını sağlamaya yönelik hizmetler bütünüdür.Eğitsel rehberlik hizmetleri tüm öğrencileri kapsayan planlı, sistemli ve sürekli etkinlikler bütünüdür. Etkinlikler öğrencilere gruplar halinde sunulur ve takım çalışması gerektirir.Eğitsel rehberliğin amacı; öğrencinin okula ve okulun bulunduğu çevreye uyum sağlaması, etkin ders çalışma becerilerini kazanması, eğitsel kararlar vermesi ve seçimler yapması, başarısını engelleyen etmenleri azaltması ya da ortadan kaldırması, ilgi, yetenek eğilim ve özelliklerine uygun bir eğitsel ortam yaratılması, okul yaşamı ile meslek yaşamı arasındaki ilişkinin sağlanması konularında yardımcı olmaktır.
Eğitsel rehberlik hizmetlerinin kapsamı içinde; zamanı iyi kullanma, verimli ders çalışma yolları, plan yapma ve uygulama, öğrenmeye güdüleme, öğrendiklerini unutmadan bellekte saklama, sınavlara hazırlanma, kaynaklardan yararlanma, yeteneklerini geliştirme, öğrenme engellerini aşma, eğitsel seçimler yapma, ilgi, yetenek ve özelliklerini tanıma, öğrenme güçlüklerini, eğitsel ihtiyaçlarını saptamak için öğrenci tanıma çalışmaları, ilgi ve yeteneklerini geliştirici ortamlar düzenleme girmektedir.

Bilgi Eğitim Bilimleri, Rehberlik , , , ,

2009-2010 eğitim öğretim yılının ikinci yarısı bugün başladı

Salı, 09 Şub 2010

2009-2010 eğitim-öğretim yılının 22 Ocak Cuma günü başlayan yarıyıl tatili de  bitti. Okullarda ikinci dönem eğitimi için yaklaşık 15 milyon öğrenci ders başı yaptı. İkinci dönem, ilköğretim ikinci kademe öğrencileri ile lise son sınıf öğrencileri için sınav heyecanıyla geçecek. İlköğretim ikinci kademe öğrencileri Seviye Belirleme Sınavlarına (SBS) katılacak. Milli Eğitim Bakanlığı’nın sınav takvimine göre, SBS, ilköğretim 6. sınıf öğrencileri için 12 Haziran´da yapılacak.İlköğretim 7. sınıf öğrencileri SBS’ye 6 Haziran’da, 8. sınıf öğrencileri ise 5 Haziran’da girecek.

İlköğretim 5. sınıf ile liselerin 9, 10 ve 11. sınıflarında okuyan öğrencilerin katıldığı Parasız Yatılı ve Bursluluk Sınavı (PYBS) 2 Mayıs’ta gerçekleştirilecek.Lise son sınıf öğrencilerinin katılacağı üniversiteye giriş sınavlarının ilk aşaması olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) için 18 Ocak Pazartesi günü başlayan başvurular 12 Şubat’ta sona erecek. YGS 11 Nisan’da yapılacak.Üniversiteye girişte ikinci aşama olan Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) için başvuru tarihleri 3-14 Mayıs olarak belirlendi, LYS 19-20 Haziran ile 26-27 Haziran tarihlerinde yapılacak. (ANKA)

Bilgi Genel Kültür , ,