arşiv

‘Kuramlar’ kategorisi için arşiv

Öğrenme Modelleri: Buluş Yoluyla Öğrenme (Bruner)

Cuma, 23 Eki 2009

Bruner ve arkadaşları öğrenmenin bir keşfetme işi olduğunu,öğrencinin öğrenmeye hazır oluşunu yükseltecek bireysel yaşantıların sağlanması,içeriğin temel kavram ve ilkelere dayandırılarak anlamlı ve somuttan soyuta bir bütünlük gösterecek şekilde yapılanması,öğrenme yaşantılarının özellikle küçük yaşlarda sözel olmayan iletilerle başlamak koşuluyla zihinsel evrelerine göre oluşturulması ve keşfetme yoluyla yaparak yaşayarak öğrenilenlerin pekiştirilmesi gerektiğini ifade etmişlerdir.Bruner,öğretmenin görevinin pekiştirici dağıtmak degil, öğrenciyi kendi kendini denetleyerek içten gelen bir istekle öğrenmeyi öğrencinin kendi kendini denetleyerek içten gelen bir istekle öğrenmeyi öğrencinin zihinsel gelişimine bağlı olarak aşamalandırılmalı ve bu aşamalılık konu alanının temel kavramları etrafında da yapılandırılmalıdır.Bruner ve arkadaşları karmaşıklık düzeyi öğrencinin zihinsel gelişim durumuna uygun olarak düzenlendiği sürece aynı konu alanının her yaş dilimine öğretilebileceğini savunmuşlardır. devamını oku…

Bilgi Kuramlar, Modeller, Program Geliştirme, Öğretim İlke ve Yöntemleri , , , ,

Yapıcı Görüşe Dayalı Öğretim Uygulamaları

Perşembe, 08 Eki 2009

Yapıcı Görüşe Dayalı Öğretim Uygulamaları (yazan :Yrd. Doç. Dr. Deniz Deryakulu )
Yapıcı kurama göre öğretim, nesnelci kuramdaki gibi öğrencilere önceden belirlenmiş içeriğin doğrudan aktarılması olarak değil, öğrenmenin kolaylaştırılması, öğrenme işinde öğrenciye dış dünyaya ilişkin kendi bireysel bilgi, anlam ya da yorumlarını yapılandırması için yardım edilmesi süreci olarak görülmektedir (Biggs, 1989, Mcı-rill, Li, & Jones, 1990; Jonassen, 1991a). Bu nedenle yapıcı öğretim uygulamalarının tasarımlanmasında öğretmenlerin neyi, nasıl öğreteceklerinden çok, öğrencilerin hangi koşullarda daha iyi öğrenebilecekleri üzerinde durulmaktadır.
Yapıcılığın benimsendiği bir sınıfta iki temel etkinlik yer almaktadır; öğretim (instruction) ve bilgi yapılandırma (construction). Yapıcı anlayışa göre, öğrencilerin bilgiyi yapılandırması (öğrenme) öğretimle kolaylaştırılabilir, fakat öğretimin doğrudan bir sonucu olarak gerçekleşmez. Bu nedenle, öğretim, öğrencinin bilgiyi yapılandırma sürecinde gereksinim duyacağı bilgi kaynaklarını sağlamalı, ayrıca öğrenciye bilgileri yapılandırmak ve bu bilgilerin geçerliliğini sınayabilmek için öğretmen ve öteki öğrencilerle karşılıklı işbirliği içinde çalışabileceği toplumsal bir alan sunmalıdır. Öğretmenler, sınıftaki öğrencilere bilgiyi yapılandırma sürecinde kullanabilecekleri zengin bilgi kaynaklarının yanı sıra, birey ya da grup olarak çalışabilecekleri öğrenme görevleri sağlamalıdırlar. Öğrenme, özü itibariye bilginin kullanımına dayalı bir etkinlik olduğundan, yeni bilgi girdisi olmaksızın öğrenme gerçekleşmeyecektir. Öğretimde bilgi girdisi üç değişik kaynaktan sağlanmaktadır; (a) uzun-dönemli bellek, (b) birincil bilgi kaynakları, (c) ikincil bilgi kaynakları. Bunlardan uzun-dönemli bellek, öğrencinin önceden edinmiş olduğu bilgilerin yer aldığı sağlam bilgi kaynağıdır. Birincil bilgi kaynakları, öğrencilerin birebir gözleyerek ya da doğrudan deneyimler yaşayarak bilgi edindikleri kaynaklardır. Gerçek yaşam dcneyimlerinin yanısıra, veri tabanları, istatistikler, belgeler ve filmler gibi ham bilgileri içeren kaynaklar birincil bilgi kaynaklarına örnek olarak verilebilir, ikincil bilgi kaynakları ise, öğrencilere öğretim sırasında sunulan ve başka kişiler tarafından oluşturulmuş bilgileri içeren kaynaklardır. Örneğin, öğretmen, ders kitabı, öğretim yazılımları gibi. devamını oku…

Bilgi Eğitim Bilimleri, Kuramlar

Bağlaşımcılık-Bitişiklik Kuramı

Perşembe, 21 May 2009

Bağlaşımcılık-Bitişiklik Kuramı
Klasik koşullanma fikrini yada uyaran tepki bağını ilk sınama fikrini ortaya atan psikolog Thorndike olmuştur.Thordike,öğrenmeyi bir alışkanlık oluşturma yada alışkanlıkları biçimlendirme olarak tanımlamıştır.Bağlaşımcılık ilkesi en yalın anlatımla “iki uyarıcının aynı anda tekrar tekrar ortaya çıkmasıyla iki uyarıcının bitişik duruma gelmesi ve birinin diğerini hatırlatmasıdır.”
Bugün psikologlar bitişiklik ilkesi yanında birçok faktörün öğrenme olayı içinde yer aldığına inanmaktadır.Bununla birlikte, davranışçılık akımında bitişiklik önemli bir öğrenme ilkesidir.Bitişiklik örnekleri olarak ;Türkçe kelimelerinin yabancı karşılıkları ve noktadan sonra büyük harfin gelmesi bitişiklik kuram yoluyla öğrenilir.

Bilgi Eğitim Bilimleri, Kuramlar , , ,

Gestalt Kuramı’nda Von Restorff Etkisi-(Tecrit Etkisi)

Cumartesi, 02 May 2009

Gestalt Kuramı’nda Von Restorff Etkisi

Ögrenilecek materyal içerisinde önemli olanlar eğer diğerlerinden farklı bir yazı,şekil,renk vs ile diğerlerinden ayrılırsa daha kolay hatırlanacaktır.Örneğin,önemli kelimelerin altının çizilmesi,daha büyük yazılması,farklı renklerde yazılması yada fosforlu kalemle işaretlenmesi gibi teknikler hatırlamayı kolaylaştıracaktır.Bu duruma Von Restorff Etkisi yada tecrit etkisi denilmektedir.Bu etki şekil-zemin ilişkisine oldukça benzemektedir. Örneğin : “metin,ağaç,insan,YAZI,kalem,kitap” bu kelimelerden “yazı” kelimesi diğerlerinden daha koyu,daha büyük ve değişik olarak yazıldığı için diğerlerine oranla daha kolay hatırlanacaktır

Bilgi Eğitim Bilimleri, Kuramlar, Terimler , , ,

Piaget ve Bilişsel Gelişim

Çarşamba, 18 Mar 2009

Jean Piaget’in Bilişsel Gelişim Kuramı

Öğr.Gör.Dr.Diğdem SİYEZ

Piaget ve Bilişsel Gelişim

Piaget “Düşünme nasıl gerçekleşiyor ?” sorusuna yanıt ararken bütün çocukların aynı basamaklardan geçerek dünyayı keşfettiklerini, benzer hataları yaptıklarını ve sorunlara benzer çözümler bulduklarını belirmektedir.

ÖRNEK: 3-4 yaşlarındaki çocuklar eşit miktarda su bulunan iki bardaktaki sudan birinin daha ince uzun bir bardağa aktarıldığında, ince uzun su bardağında daha çok su bulunduğunu belirtirler. 7 yaşındaki bir çocuk ise su miktarının değişmediğini belirtebilir.

Piaget

Piaget özellikle çocukların yaptıkları yanlışlarla ilgilenmiş ve bu yanlışların tesadüfi olmadığını dşünmüştür.

Sistematik bir yapı içersinde çocukların yanlışlarının kaynaklarını araştırmıştır.

Düşüncenin gelişimi ile birlikte dil gelişimi alanında da çalışmıştır.

Piaget’in Bilişsel Gelişim İle İlgili Temel Kavramları

Şema Özümleme

Uyum sağlama

Dengeleme Düzenleme

Piaget ve Bilişsel Gelişim

ŞEMA: Bireyin etrafında algıladığı bir obje, durum veya problemi temsil eden zihinsel yapı ve düşünme örüntüsüdür ve bilişsel bir süreçtir.

Örnek: Bir topu alırken , alma şemanızı kullanırsınız. Topu birisine atarken ise bakma şemanızı ve atma şemanızı kullanırsınız.

Şema kavramı:

Piaget’e göre bütün bebekler yaşama, görme, tat alma, dokunma, işitme, yakalama gibi duyusal motor şemalarla başlar.

Zihinsel şemaların büyük çoğunluğu çocukluk ve ergenlik yıllarında oluşturulmaktadır.

Oluşturduğumu şemalar mantıklı düşünmemie ve sembolleri kullanmamıza olanak sağlar.

Uyum Sağlama

Özümleme: bireyin, yeni bir bilgiyi varolan şemalarını kullanarak algılaması

ÖRNEK: çocuk oyuncağını eline alırken yakalama şemasını kullanması durumu özümlediğini göstermektedir.

Düzenleme: Bireyin yeni bir bilgiyi var olan şemaları ile açıklayamadığı durumlarda yeni bilgilere dayanarak yeni bir şema oluşturması. Düzenlemeye bağlı olarak becerilerimiz gelişir ve düşünme yapısını yeniden organize ederiz

ÖRNEK: Çocuk ilk defa kare şeklindeki bir objeyi eline almak için elininin pozisyonunu yuvarlak bir nesneyi yakaladığından daha farklı tutması gerekecektir. Bu durumla ilgili yeni bir şema oluşturduktan (düzenleme yaptıktan ) sonra tekrara benzer bir nesne ile karşılaştığında rahatlıkla bu nesneyi eline alabilecektir.

devamını oku…

Bilgi Eğitim Bilimleri, Kuramlar , ,